86 sonuçtan 1-20 arası gösteriliyor

Aklımın Erdiği

31,20
Ne diyebilirim ki? Hâlâ gelmeye devam ediyorlar…; hem de metafor gücü ve derinliği artarak. Artistlik aforizma patlatma değiller; slogan atma

Biz ve Onlar

36,40
Biz ve öteki, dinlerin ve siyasetin başvurduğu bir ayrımdır. Dinler, “mümin-kâfir” diye ayırır; siyaset, “dost ve düşman” diye ayırır. Birinci

Şirkin Dinî ve Kültürel Temelleri -Tanıdık Dindarlığın Sosyal ve Tarihsel Boyutu-

32,50
Artık yakından biliniyor ki, Yüce Allah’a yakınlaşma adına O’nun gönderdiği elçiler ve onların peşinden gelen iyi insanların yolunu takip etmekle

Tevhit ve Şirkin İçerik Analizi -Farklı Dindarlık Ölçeklerinin Tanıdık Unsurları-

39,00
İnsanoğlu, eğer ki hakikati tanıyamaz ise tanıdığı pek çok dalâleti hakikat yerine koyabilir. O yüzden de din denilen olgunun asıl

Şirkin Ekonomi Politiği -Kazanım Umudunun Sürekli Beslendiği Sistem-

26,00
Tevhidin kurumsal rekabet içinde olduğu şirk olgusunun özellikle de ekonomik endişeler üzerinden kendisine nasıl bir yol çizdiği sorunu, çalışmanın bel

Şirk ve Beşerî Çerçeve -Kontrolsüz Dindarlığın Bilindik İstikameti-

28,60
Tanrı ve insan ilişkisinin en sorunlu tarafı herhâlde beşer dindarlığının korunmasız hâli olan şirk olgusudur diyebiliriz. Vahye ilgisiz hatta gönülsüz

Farkındalıklarımız -Din ve Yaşamın Olası Pozisyonları Hakkında Tezler-

39,00
Dünyanın âdeta direksiyonuna oturtulan insanoğlu; fark etmek, fark edilmek, fark edecek yeteneklerle donatılmak ve fark ettiğinin gereğini yapabilmek gibi oldukça

Din ve Dindarlıklar -Olan ve Olması Gereken Din Anlayışlarımızın Anatomisi-

36,40
Din denilince, evrensel, kalıcı ve zaman üstü ilkeler ile insanlığın değişim ve dönüşümüne paralel olarak değişebilen uygulama zenginliklerini anlamak durumundayız.

İslam’da İnanç Esasları

65,00
İslam’ın inanç ilkeleri olarak belirlediği her şey, bilgiye dayalı, aklî süreçlerden geçmekte ve ondan sonra akide olarak kabul edilmektedir. Bilgisel

Dogmatik Uyku -Din, Bilim ve Tanrı Zihniyetinin Kökenlerine Dair-

44,20
Kur’an’ın temel ilkelerine zarar vererek Allah’ın dini olan İslâm’a faydalı olunamaz. Bu açıdan İslâm’ın içinde kalarak konuşmanın önemini kavramak durumundayız.

Kelâmî Perspektif -Günlük Hayata Kelâm Penceresinden Bakabilmek-

39,00
Dünya, insanın sürgün yeri değildir. Bilakis insanın hakikatle beslenme yeridir. O yüzdendir ki insan zihnini sürekli olarak meşgul eden iman,

Mâtürîdî’nin Mu‘tezile Eleştirisi

26,00
Mâveraünnehir bölgesinde genellikle Mâtürîdî itikadının hakim olduğu varsayılır. Halbuki Mâtürîdî döneminde ve sonrasında bölgede çeşitli Şiî fırkalar, Hıristiyan misyonerler, Zerdüştiler

Akleden Dindarlık

46,80
Akıldan beslenmeyen dindarlıklar ile irâdeyle yol almayan benliklerin varacağı yer, kula kul olmaktan başka bir durak değildir. Sorumluluk sahibi kişiliğin

Tanrı Tasavvurları

56,00
Efrâdını câmi ağyârını mâni bir tasavvur sürecini ortaya koyabilmek, tevhid ve onun karşısında konuşlanmış olan her olguyu kendi hâlinde betimlemek

XVIII-XX. Asırlarda Siirt Bölgesinde Yapılan Kelâm Çalışmaları

40,00
Siirt, tarihi eski çağlara kadar giden bir şehir olmakla birlikte, asıl kimliğini Müslümanların yönetimine girdikten sonra bulan kentlerden biridir. Müslüman

Eş‘arîlerin İtikad Yolu

32,00
Dinle sen Müminlerin akidesini ey nuri can İtikad-ı ehl-i sünnet ve’l-cemaat derbeyan Sen furuz-ü ayniye hem müstehab adapları Hem yedi

Molla Halil’in Kelâmî Görüşleri

33,80
“Ey Muhammed! Allah’tan başka hak ilah olmadığını bil (47/19)” mealindeki ayetten anlaşılan ilahi emir, Hz. Peygamber’in ve onunla birlikte olan

2K Kader ve Kanun

36,40
Genelde insanlığın, özelde ise Müslüman toplumların önünde duran kadîm meselelerden birisi belki de başlıcası kader ve kanun yani yasa, ilke

İlah Tasavvurları ve Kur’ân Yorumuna Etkileri

44,20
Allah’ın muttakiler için hidâyet kaynağı olarak gönderdiği son mesajı Kur’ân’ı, maksad-ı ilâhîye uygun şekilde anlama ve yorumlama çabası içerisindeki müfessirlerin

Antropomorfizm ve Tenzih

72,80
Bütün beşerî niteliklerden münezzeh olan Tanrı’nın aşkınlığını dile getiren dilin beşerî kusur ve sınırlılıkla muallel olması, Tanrı’nın tenzihi yönüne gölge